Şöyle bi korku gelişti bende az önce;” ya futbolun ekseni amerikaya kayarsa”. Futbolla pek alakalı değilimdir, maç falan izlemem ama garip bi şekilde transfer dönemlerini heyecanla takip ederim bi de arada çekişmesi malum maçlara göz atarım ama bugün gazetenin birinde(internet sitesinde) henry’nin attığı acaip bir gölü seyrettiğimde birden en önceden beri bilinen kıtaların sadık insanlarına özgü ata sporumuz, orayla burayı ayıran belirgin farklardan birimiz(?) olan futbolun, güzel futbolun, zamanında buranın kıt kaynaklarını dar sokaklarını bırakıp giden amerikalılarca çalınmasından korktum. Şimdilere kadar bence her şey yolundaydı yani orası gerçekten de paralel evrendi. Yegane güncellenmeleri yeni gelenlerce aktarılan farklılıklardı ki yeni gelenlerin getiridiği farklılıklar orda bulunaların sahip oldukları farklı yapıyla etkileşime geçip, ayak uydurma çabasının da etkisiyle zayıf düşerek sadece orada varolan farkı birazcık farklılaştırabilerek devam etti yıllarca. Tabi bu bahsettiğim olayın büyüsü telgraf, radyo, tv, internet derken bozuldu. Biz kadimin çocuklarına ilk başta çok acaip gelen ve hızla iletilebilen kültürleri kafamızı öylesine aniden karıştırdı ki onların değil bizim farklı olduğumuzu düşünüp ayak uydurma çabasına giriştik. Onlarsa bizi hiç umursamadan beyzbol falan oynadılar, bi ara fransızları beğendiler sanki ama şimdi onlara da ağır kıllar. Neyse nihayetinde futbol elden gidiyo hacılar ben gecenin bi körü kalkıp da maç falan seyredemem hem bi de şöyle bi ezikliğim de var; bu herifler köyü zamanında terkedip şehirde zengin olan maceracı fırlama tip gibiler, bi de gelip köyün tek güzel kızını almasınlar a.k. ayrıca olaylara bakış açım açışından yüzeyselliğimi gözlerinden öpüyorum. Selam olsun hanri sana. Ha bi de amerika araya girerse şu ara katara giden artık topçularla idare ederiz artık, katar da özbekistana gidecek kalibredekileri falan alır, takılırız o biçim. Bi de iki yazı da amerika üzerine olmuş, eksenim mi kayıyo a.k.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder